Artvin Çoruh Üniversitesi

Sanat ve Tasarım Fakültesi

 

 

SANAT VE TASARIM FAKÜLTESİ

 

​TARİHÇE

Sanat ve Tasarım Fakültesi'nin kuruluşu Bakanlar Kurulunun 29.09.2012 tarih ve 2012 /3763 sayılı kararı ile 2809 sayılı kanunun ek 30.maddesine göre gerçekleştirilmiştir.Bu karar 28434 sayılı ve 7 Ekim 2012 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

 

VİZYON

Sanat ve Tasarım alanı eğitim ve araştırmalarında üretken ve önde gelen ülke çapında bir fakülte olmak.

 

MİSYON

Kendi toplumsal dinamiklerini tanıyan, kültür değerlerini temel alan,

Evrensel değerlerden haberdar, yeniliklere açık,

Teknik ve ilmi gelişmeleri yakından takip edebilen,

Sanat ve Tasarım alanında özgün ve yeni projeler üretebilen,

Sanat eserini insanlar üzerindeki etkisini kurgulayabilen,

Disiplinler arası çalışabilen,

Gözlemleyebilen, problem çözücü, buluş ve tasarı sahibi,

Sanatçı, Tasarımcı ve Araştırmacılar yetiştirmektir.

 

SANAT NEDİR?

SANAT DALLARI NELERDİR?

 

Sanat sözcüğü genelde görsel sanatlar anlamında kullanılır. Sözcüğün bugünkü kullanımı,Batı Kültürünün etkisiyle, İngilizce'deki 'art' sözcüğüne yakın olsa da,halk arasında biraz daha geniş anlamda kullanılmaktadır. Gerek İngilizce’ deki 'art' ('artificial' = yapay), gerek Almanca'daki 'Kunst' ('künstlich' = yapay),gerekse Türkçe‘deki Arapça kökenli 'sanat' ('suni' = yapay) sözcükleri içlerinde yapaylığa dair bir anlam barındırmaktadır. Sanat;bu geniş anlamından Rönesans Döneminde ayrışmaya başlamış,ancak yakın zamana kadar zanaat ve sanat sözcükleri dönüşümlü olarak kullanılmaya devam etmiştir. Buna ek olarak,Sanayi Devrimi sonrasında tasarım ve sanat arasında da bir ayrım doğmuş,1950 ve 60'larda popüler kültür ve sanat arasında tartışılan başka bir konu ortaya çıkmıştır.

 

Biçim verilen malzemeler değiştikçe, sanat da değişik adlarla anılmıştır.Ancak,sanatı çeşitlendirirken sadece malzeme yönüyle sınıflandırma yapmak mümkün değildir. Malzemenin yanı sıra, ifade ediş biçimi veya daha kapsamlı bir ifadeyle yaratıcılık, bu sınıflandırmada önemli bir etkendir.Sözgelimi, bir heykeltıraş da ağaca biçim verebilir, bir marangoz da... Fakat heykeltıraşın ağacı biçimlendirişindeki ifade tarzı ile marangozun biçimlendirmesindeki ifade tarzı aynı değildir. Heykeltıraş biçimlendirmesini alışılmışın dışında, yeni ve özgün bir formda yaparken, marangoz ise alışılmış, bilinen veya tekrar edilen bir biçimlendirme yapar.

 

Bu bakımdan sanat genel olarak önce iki gruba ayrılır

a) Pratik Sanatlar / Endüstriyel Sanatlar (Zanaat),

b) Güzel Sanatlar.

 

Güzel Sanatlar deyince;insan yaratıcılığı, insanın İlk Çağlardan bu yana kendini ifade ettiği, tam yetkinleşemediği dönemlerde, çizgi, boya, kil yoluyla içini döktüğü biçimler, desenler, çeşitli oluşumlar aklımıza gelmektedir.Yetkinleştiği dönemlerde ise, örnekler çok çeşitlidir. Sözgelimi, ünlü Rönesans sanatçıları, yapılar, anıtlar, köprüler, müzeleri dolduran resimler, ya da Mimar Sinan'ın camileri, çeşmeleri, köprüleri...

Derken günümüzün sanat eserleri, insan aklıyla duygularının estetik beğenisiyle yaratıcı gücünün ortaya koyduğu, bilim ve teknolojinin de en üst seviyelerindeki çağımız sanatçılarının sanat ürünleri: Çağdaş resim, heykel, roman, tiyatro, sinema, çelik ve cam yapılar, incecik kullanım eşyaları, sesin, ışığın, rengin, oyun gücünün birleştiği büyük sahne olayları, türlü tasarımlar...